Bir cumartesi, Karaköy’den Tepebaşı’na

Uzun zaman sonra bir cumartesi gününün uzunca bir kısmını dışarıda geçirdim. Günün özeti: “İstiklâl çok değişmiş!” Evet, dede oldum, ben bile bilemedim… Orada çalıştığım zamanlardan bu yana Karaköy de çok değişmiş. Her yer kafe olmuş, sokaklar pul pul derisi dökülen bir hayvan gibi, kimi yerde dökülen derinin altından yepyeni bir deri çıkmış, hemen yanında eski deri katmanları aynen duruyor. Oldukça […]

Read More →

Gergedan’a gelesin İhsan Oktay Anar!

Belki çağdışı ama mahalle kitapçısına sipariş verip sonra gidip alanlar hâlâ var aramızda. Bunu yapanlar, çocukken kütüphanedeki tüm kitapları gazete kağıdına sarıp, sonra yine gazeteden kesilmiş gerçek boyutlardaki kağıt paralar karşılığında ev ahalisine satmış kişiler olabilir. Bunu yapanlar, büyüyüp bir yerlerde maaşlı işe girip sonra da günün birinde kitapçı açmayı hayal etmeyi sürdürenler de olabilir. Hatta bu büyüyememiş çocuklar, hiç […]

Read More →