Güneşin Sofrası Mahmut Muhtar Paşa Konağı’nda kuruldu

Kadıköy Lisesi’nin bahçesindeki Mahmut Muhtar Paşa Konağı’ndan hiç haberim yoktu. Mermer Konak olarak da bilinen bu güzel ama artık metruk yapıyı hiç duymadığım gibi, yıllarca otopark olarak kulanılan bahçesine birkaç defa park etmek dışında lisenin de nasıl bir yer olduğunu bilmiyordum. Birkaç hafta önce Genco Erkal’ın bu lisenin ve eski konağın bahçesini açıkhava tiyatrosu hâline getirdiğini ve Güneşin Sofrasında adındaki […]

Read More →

Savaş ikinci perdede çıktı

Tutkuyla bağlandıkları şeyleri korumak üzere hayattaki her türlü rezilliğe katlanacak insanlar var mıdır? Oldrich Danek’e göre varmış. Adı Brendl olan bu adam bir tiyatrocu. Genç yaşında evinden oyuncu olmak için ayrılıyor ve berbat da olsa bir kumpanyada işe başlıyor. Zaman içinde özellikle sahne üzerindeki karizması sayesinde fark ediliyor, şehir tiyatrolarından davet alıyor. Brendl’ın tiyatroya olan bağlılığı sebebiyle vermek zorunda kaldığı […]

Read More →

Taksim Sahnesi'ne veda

Bir şehrin kültürü, geçmişi, yaşanmışlığı biraz da halka mal olmuş binalarıyla gelecek kuşaklara taşınır. Taksim Meydanı’ndan Sıraselviler Caddesi’ne girerken soldaki binanın da bu anlamda iki farklı koldan toplumsal hayatta yer etmişliği vardı. Her şeyden önce burası bir döneme damgasını vurmuş olan, gazino deyince ilk akla gelen Maksim’im yeriydi. İkinci olarak; bu binanın hemen girişinde yer alan ve eskiden sinema olarak […]

Read More →

Gidelim Sadabade

Liseden aklımda bir dize kalmış: Gidelim serv-i revanım yürü Sadabâd’e… Biz de bu sene gittik Sadabâd’e Eskici Dükkanı‘nı izlemeye. Şehir Tiyatroları’nın bu sezon açılan iki salonundan biri Kağıthane Sadabat Sahnesi. İlk başta insana uzak bir yermiş gibi geliyor ama Mecidiyeköy’den on dakika içinde Kağıthane’ye iniliyor. Sahne, Kağıthane Belediyesi’nin nikah salonunun da içinde bulunduğu bir grup yapıdan biri. Yeni açılan bir […]

Read More →