İstanbullu

“Nedense, arsa satar gibi deniz satmazlar. Yoksa Saadet’in küpelerini rehine kor, Yenikapı önlerinde üç arşınlık bir deniz alırdım. Süslerdim orasını: Bir sal, mantara bağlı rakı şişeleri, paraketa… Yosunlarda karides beslerdim. Sırf iş olsun diye, yârimi alır, gurbete çıkardım. Denizimizi özlerdik.” *İstanbullu, Metin Eloğlu, Yapı Kredi Yayınları, 2009

Read More →

garip insanların garip hikayeleri – 3

Artık keder ve kavga eksik olmadı Smith’lerin hayatından. Bayan Smith kocasından nefret ediyordu, kocası da ondan. Asla affetmedi karısının hatasını: Bir mutfak aletiyle cinsel yakınlaşmasını. Robot Çocuk büyüyüp genç bir adam oldu sonunda Sık sık çöp kutusuyla karıştırılsa da. * İstiridye çocuğun hüzünlü ölümü – Tim Burton – Altıkırkbeş – 2008 * Özgün şiirler: http://homepage.eircom.net/~sebulbac/burton/home.html

Read More →

garip insanların garip hikayeleri – 2

Bir şey bırakmak istediğim hiçbir kurum yok. Ama tanıdığım birine de değil. Böylece kendime Londra’dan bir telefon rehberi getirttim. Ne amaçla dersiniz? Bir an durdu, bana ve kendine birer fincan çay koydu ve: herhangi bir sayfayı açtım, dedi, sonradan bunun iki yüz üç numaralı sayfa olduğunu saptadım ve gözlerim kapalı olarak sağ elimin işaretparmağını bir noktaya koydum. Gözlerimi açtığımda ve […]

Read More →

garip insanların garip hikayeleri – 1

Schönbächler, Neumarkt semtinde eski ama konforlu bir eve sahipti. Döşemesini kendi yapmış, muhteşem diskoteğini bu evde kurmuş, her yere ise hoparlör yerleştirmişti. Schönbächler senfonileri çok severdi. Gerçek bir teorisyen olan Schönbächler’e göre senfoniler, kişileri birlikte yaşamaya zorluyordu. Ona göre müzik dinlerken esneyebilir, yemek yiyebilir, okuyabilir, uyuyabilir, tartışabilir ve en önemlisi tüm bunları hep beraber yapabilirdiniz. (…) Ayrıca yine ona göre […]

Read More →