Güvercin


Bir cumartesi sabahı kalkıyorsun. Hava kapalı, hafif yağmurlu. Mutfağa gidiyorsun, karşındaki pencerenin panjurunda bir güvercin. Sırtı sana dönük, başını soluna çevirmiş, ıslak sokağa bakıyor. Geri geri çıkıyorsun mutfaktan yavaşça. Gidip telefonunu alıyorsun. Mutfağa girip yavaşça yaklaşıyorsun kuşa, ürkütmeden. Birçok fotoğrafını çekiyorsun.

O fotoğraflardan birinde telefonundaki uygulamayla bazı değişiklikler yaptın sonra, filtreler uyguladın, vintage görünmesini sağladın ve kaydettin albümüne. Kafana estikçe açıp baktın o fotoğrafa, canın sıkıldıkça, güneşli günlerden bunaldıkça, bir yağmur özledikçe açıp baktın. Hatta bir ara duvar kağıdı olarak ayarladın cep telefonuna, her açtığında bunu gördün.

İlkokulun üçüncü sınıfında, okula erken vardığın bir günde, arkadaşlarının gelmesini beklerken camdan dışarıya baktığını, ufak bir yağmur birikintisini dakikalarca izlediğini, düşen damlaların oluşturduğu ufak baloncukları diğer damlaların nasıl yok ettiğini gördüğünde uçakların vurup batırdığı savaş gemilerini düşündüğünü hatırlıyorsun. Belki sen, ufaklığından beri kendini bu güvercin gibi hissettin, bir kenarda oturup yağan yağmurun eşliğinde dünyayı izleyen. Ama hayat uçmaya zorluyor seni, istesen de, istemesen de…

Reklamlar

Kategoriler: Görüntüler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s