Çok kardiyoloji kongresi yaptım, inanın bana, çok içiyorsunuz, iyi değil diyor. Aile geçmişimde de var diyorum ve kahvemden bir yudum daha alıyorum. Üzerine gitmeseniz diyor. Aile geçmişimde şeker ve tansiyon da var demiyorum, önümdeki vişneli turtaya bakarak. Sıcak, tentelerin altında oturuyoruz, bir plaza dibinde. Karşıdaki avm/otel/residans/plaza inşaatından toz toprak esiyor rüzgarla. Gözlerimi kapatıyorum. Yüzümdeki ılık esinti, çocukluğumda, çıplak ayakla basamadığım, toprağı sürülü tarlalarda, halalar yanında geçen günleri getiriyor. Yazları kapanırdı kreşler, annem çalışırdı, ben bir ufak şehrin bir ufacık kasabasında kah teyze kah hala yanında yazları geçirirdim. Sonra evlendi hepsi, ben İstanbul yazlarında sokağın tozuna toprağına bulanmaya başladım ve dünya değişti. Açmıyorum gözlerimi, açmadıkça gözlerimi bu plaza dibinde değilim, uzaktayım, bir ağaç altında, bir çeşme başında, sıcak ama serin esintili bir yaz gününde suyun şırıltısını dinliyorum. Basit bir hayat istiyorum diyorum kendime, ama hakikaten istiyorsan yapsana diyen sesi duymazdan geliyorum. Sahneye dört tane paravan yerleştiririz diyor, o anlattıkça üzerlerinde tek tek iş ortaklarınızın binalarının görüntüleri ortaya çıkar. Açıyorum gözlerimi, bana onay bekleyen bakışlarla bakıyor. Tamam diyorum, öyle yapalım.

Reklamlar

Kategoriler: Geçmiş Zamanlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s