Hayal Tozu Gölgecisi

hayal-tozuBaşta korktum biraz. İlk iki öykü Yemni için çok mu sıradandı? Yoksa Yemni’den zevk alamayacak kadar düz biri olmaya mı başlamıştım artık? Her iki ihtimal de korkutucuydu ama bencilliğim birincisinin doğru olmasını istiyordu.

Sonra Bekleme Odası geldi, Yemni Yemniliğine kavuştu, ben de hızla okuyabildiğim, kendimi kayıtsızca kaptırıp zamanı unutabildiğim, hayal tozu kaplı o özgün üslubu geri bulmanın keyfine kapıldım. Bekleme Odası, kendi başına bir romana büyütülebilecek parlaklıkta bir fikirdi. Bu yanıyla, diğer öykülerden de farklıydı. Ancak ötekiler de oldukça iyi: Akaşanlar, Dünya Hrönir Cumhuriyeti, Nefesçil… Kara İstanbul’dan sonra bir kez daha keyif veren Yak ve Git

Yemni ne yazarsa yazsın, büyülü dünyalar kurma yeteneğini işin içine katıyor. O dünyalardan tadımlık örnekler içeren, yazarın önceki romanlarına bağlar kuran, onlara koşut gelişen bu öyküler, krize girmek üzere olan bir Yemnikoliği bir süre oyalar nitelikte. Ama yazar bilsin ki 2006’dan beri yeni bir roman bekleyen bu bağımlılar müşkül durumdadır. Yazmak zorunda, alıştırmasaydı. Benim kişisel tercihim yeni bir Sarp Sapmaz romanından yana olur, eğer bana sorarsa…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s