Videodrome (1983)

videodrome

“Televizyon ekranı akıl gözünün retinasıdır… Bu yüzden, televizyon gerçekliktir ve gerçeklik televizyondan daha azdır. …. Senin gerçekliğinin daha yarısı şimdiden bir video sanrısı olmuş. Dikkatli olmazsa, tamamen sanrı haline gelecek. O zaman, oldukça garip yeni bir dünyada yaşamayı öğrenmek zorunda kalacaksın.”

Brian O’Blivion’ın söylediği bu sözlere dikkat etmeden, filmi o dönemin standartlarına uygun bir korku/gerilim filmi olarak seyretmek de mümkün. Max Renn küçük bir televizyon kanalının yöneticisi olarak kanalı ayakta tutmak için, şiddet ve pornografi dahil her türlü içeriği yayınlama taraftarıdır. Bir gün amaçlarına çok uygun olan, gerçek işkence ve cinayet görüntülerinden oluşan bir kaçak yayın keşfeder. Ancak bu yayını izledikçe yavaş yavaş gerçeklik duygusunu yitirir, sanrılar görmeye başlar. Sonunda bambaşka bir gerçeklikle “gerçek” gerçekliğin birbirine girdiği “oldukça garip yeni bir dünya” içinde yaşamaya başlar. Çeşitli cinayetler işler ve sonunda kendini öldürür.

Filmde olup bitenlerin ne kadarının gerçekte olduğu, ne kadarını Renn’in zihninde yarattığı belli değil. Üstelik film, olaylara yeterli bir açıklama getirmeden, Renn’in intiharıyla bitiveriyor. Senaryodaki olaylar birbirlerine pek bağlı değil, bir nedensellik sırası da izlenmiyor çoğunlukla. Her şey, çıldırmış bir adamın zihnindeki abuk sabuk olaylardan ibaret gibi. Cronenberg’in biraz dağınık senaryo yazarlığına güzel bir örnek daha.

Ancak film, insanlığı – ya da insanlığı temsil eden bir tek bireyi – felakete sürükleyen kitle iletişim araçları hakındaki gerilim filmlerinin güzel bir örneğini oluşturuyor. O’Blivion’ın televizyon için söylediği şu sözler, 25 sene sonra artık İnternet’te geçirilen hayatlara dair bir kehanet gibi: “Tabii ki O’Blivion doğduğumda bana verilen isim değil. Bu benim televizyon adım. Yakında hepimizin böyle özel isimleri olacak. Katod tüpünün ışımasını sağlamak için tasarlanmış isimler…”

Artık katod tüplerinde değil LCD ekranlarda hayat bulan yepyeni bir kitle iletişim aracımız var. Üstelik hepimizin bu alanda kullandığı “özel isimler” de mevcut. Gerçekliğimizin çoğu bu ekrandan aldığımız bilgilerden oluşuyor ve bu bilgilerin yarattığı sanrılar içinde yaşıyoruz. Sonuçta birer Max Renn oluyoruz yavaş yavaş…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s