Plume

plume.jpgHenri Michaux’un Plume isimli kitabını Kabalcı’nın üst katındaki kelepir kitaplar arasında buldum ve 50 kuruşa aldım. Abidin Emre çevirmiş, 1994’te Mitos’tan çıkmış. Kapağında Alphonse Mucha’nın “La Plume” deseni olan, ince, ilginç bir kitap. Plume adındaki, umarsız ve umursuz adamın acayip maceraları var içinde, çoğu iki üç sayfalık.

Plume “kuş tüyü” demekmiş. Michaux, “çağımızın sanayi toplumu tarafından edilgenleştirilmiş tepkisiz bireyi” anlatmak için “rüzgarda tüy gibi oradan oraya salınan” Plume’ü yaratmış.

Öykülerde Plume’ün kaderi hiçbir zaman kendi elinde değil. Karısına tren çarptığında da, lokantada yanlışlıkla mönüde olmayan bir yemeği ısmarladığında da, kraliçe onu soyup yatağına aldığında da öykü hep Plume’ün başında patlayan bir felaketle sonuçlanıyor. Ama bu durum Plume’ün umrunda değil. Genelde “Öyle mi? Tamam o zaman…” diyerek kaderine razı oluyor. Yargıç ona ertesi gün idam edileceğini söyleyip son sözünü sorduğunda bile “Bağışlayın, davayı izleyemedim.” diyerek yeniden uykuya dalıyor.

Bu öyküler ilk defa 1930’da yayınlanmış. Michaux, geçen yüzyılın geri kalanında hayat karşısında gittikçe daha da çaresizleşecek, bunun sonucunda aldırmazlaşarak her şeye boş verip günün gereğinde kısıtlı bir yaşam sürecek bireylerin ilk örneklerinden birini sunmuş Plume’de.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s