Savaş ikinci perdede çıktı

Tutkuyla bağlandıkları şeyleri korumak üzere hayattaki her türlü rezilliğe katlanacak insanlar var mıdır? Oldrich Danek’e göre varmış. Adı Brendl olan bu adam bir tiyatrocu. Genç yaşında evinden oyuncu olmak için ayrılıyor ve berbat da olsa bir kumpanyada işe başlıyor. Zaman içinde özellikle sahne üzerindeki karizması sayesinde fark ediliyor, şehir tiyatrolarından davet alıyor. Brendl’ın tiyatroya olan bağlılığı sebebiyle vermek zorunda kaldığı tavizler de bu noktada çıkıyor.

Önce, kendi tiyatrosunu kurup kendi istediği oyunları oynayabilmek için zengin bir kadının parti süsü olmayı kabulleniyor ve bu uğurda karısından ayrılıyor. Sonrası daha da zorlu, çünkü savaş yıllarında işgal altındaki şehirde Brendl, Naziler’in istediği oyunları oynamak zorunda kalıyor. Ardından, sadece tiyatrosunu ayakta tutabilmek için, perdeyi her akşam açıp insanlara biraz olsun umut verebilmek, güzel zaman geçirtebilmek için devrimci arkadaşlarının isimlerini Naziler’e bildirmek zorunda kalıyor.

Biraz büyük bir bedel değil mi? Benzeri öykülerde hep ezilmeyen, doğruyu yapmak uğruna bırakın tiyatrosunu kendi hayatını riske atan adamlar gördük şimdiye kadar. Ama Brendl onlardan biri değil. Onun inandığı tek şey tiyatro, bu uğurda feda edilmeyecek hiçbir şeyi yok. Zaten zamanla ailesini, arkadaşlarını, şerefini ve hatta özgürlüğünü kaybediyor. Belki daha önceki bir çok öykünün tekrarı olurdu ama biz yine de kırılmayı bükülmeye tercih eden bir adam görmek isterdik. Ama olsun, bu da farklı bir bakış açısı…

savas_ikinci_perdede_cikacak01.jpg savas_ikinci_perdede_cikacak04.jpg

Müfettiş’te Kaymakam’dan sonra, Savaş İkinci Perdede Çıkacak’ta da Brendl rolünde Hakan Meriçliler var. Müfettiş’te belki de kadroya sonradan dahil olduğu için, diğer oyuncular uzun süredir bilikte çalıştıkları için Hakan Meriçliler çok farkedilmiyordu. Belki bunda Çetin Tekindor’dan rolü devralmanın yükü de vardı. Ama Brendl’da izlenmeye değer bir performans var. İki buçuk saat süren (ara hariç) gayet yüksek tempolu bir oyunu neredeyse tek başına götürmek çok da kolay değil. Yanında Levent Güner ve yaşına rağmen Alpay İzbırak da iyiydiler. Bu oyundaki misafir sanatçı Şenay Gürler ise sanki gereksiz bir süs gibi kaldı, özellikle ağla(yama)dığı ayrılık sahnesindeki oyunuyla.

Oyundan önce kalabalık kadro ve bir de orkestra Oda Tiyatrosu’nun küçücük sahnesine nasıl sığacak diye düşünmüştük, sığdırmışlar. Bu sahnenin balkonu var, tam ortasında da döner bir merdiven iki katı bağlıyor. Normalde merdiven ve balkon kısmı dekorun ardında kalıyor ama derinlik gerektiğinde bu bölümler de kullanılıyor. Ben o merdivenin ve balkonun aslında sabit olduğunu yeni anladım, oyun boyunca da orada seyrettiğim diğer oyunlardaki dekorları hatırlamaya çalıştım. Orkestrayı işte bu balkona yerleştirerek yer kazanılmış. Balkonun altı da açılarak sahne derinleşmiş. Böylece özellikle arka planda yavaş çekimde olayları canlandıran oyuncular için gerekli yer sağlanmış. Tabii ki Taksim Sahnesi’nde izlemeyi tercih ederdik ama kısmet değilmiş. Artık oraya yapılacak alışveriş merkezi biter de, içinde bir de salon olur da, o salonu Devlet Tiyatroları’na verirler de, biz de yine gideriz Taksim Sahnesi’nde oyun izlemeye…

Reklamlar

One thought on “Savaş ikinci perdede çıktı

  1. bence de güzel bir oyun…müzik ve arka planı canlandırma çok başarılıydı…
    -daima ışıkta olmak için,yanındakini ötelemek yada seyirciye arkasını döner hale getirmek nasıl bi şeydir ? bu sorunun cevabı bulunur…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s